yardım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yardım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Mart 2015 Cumartesi

evsizlere eşsiz evler!

Gregory Kloehn Kaliforniya Oakland'da yaşayan bir sanatçı. Belli ki dünyada pek çok şeyi dert eden ve bir o kadar da çözüm üretmeye çalışan, epey de çalışkan biri. Bireysel tasarım yeteneklerini evsiz insanlar için kullanmaya karar verip giriştiği Homeless Homes Projesi, başta bireysel bir proje olsa da, çok kısa zamanda kolektif bir çalışmaya dönüşmüş. Proje, adı üzerinde, sokakta yaşayan insanlara birer minik çatı sağlamayı hedefliyor. 

Projeye başlarken, çöplerde inşaat için kullanılabilecek ne çok şey olabileceğine dikkat çekerek her bir parçayı çöplerden toplayıp dönüştürmüş. İşin güzel tarafı onları öyle bir allayıp pullamış ki, herhangi bir parçanın atık olabileceği hiçbir şekilde akla gelmiyor. Hepi topu bir uzanmalık yeri olan bu minik, minicik evler, eminim özellikle Amerika gibi pek çok evsizin yol kenarlarında birer mukavva kağıt üzerinde kıvrıldığı bir yerde hem ciddi bir umut olmuştur hem de yeri gelmiş hayat kurtarmıştır. Çöpten toplanmış malzeme deyip geçmeyin, örneğin çamaşır makinesi kapağından yapmayı akıl ettiği pencereler, benim diyen tasarımda olmayan bir hava katmış.

Belli ki evlerin yapım aşamaları çok keyifli geçiyor, her birinin kendince bir ismi var: R2D2, Romen Çiftlik Evi gibi.. Yukarıda söz ettiğim çamaşır makinesi kapağından tutun da, ahşap paletlere, yatak iskeletlerinden, araba iskeletine kadar pek çok atık malzeme; boyanarak, yapıştırılıp birbirine çakılarak her biri birbirinden güzel minik evlere dönüşüyor. Peki bunlar birleştirilip minik ev tamamlandığında ne mi oluyor? Gregory biten evi sokağa taşıyor; birkaç fotoğraf çekiyor ve sonra dönüp gidiyor ki ev kendi yolunu bulsun.. "Bu aşamadan sonra söyleyebileceğim pek bir şey olmuyor. Her ev kendi hayatına başlıyor. Biri çalındı, biri yakıldı, biri komşunun bahçesine köpek evi oldu. Geri kalanların hepsi sokaklarda ve içlerinde evsizler yaşıyor." diye anlatmış bu süreci. 
Projeye ilham veren hikayeyi ise şöyle anlatıyor: "Bana ilham veren bazı malzemeler bulmuş ve onları stüdyoda biriktirmeye başlamıştım. Bu malzemeleri kalıcı hale getirmek için ufak ufak bir araya getirip üzerinde çalışmaya giriştim. Bir hafta kadar sonra elimde, şehir ormanının istenmeyen meyvelerinden inşa edilmiş şahane bir 21. yüzyıl avcı evi vardı. Bu tasarım aylarca stüdyoda toz toplamaya devam etti. Yağmurlu bir gece, on yıllardır tanıdığımız Charlene adındaki evsiz bir kadın kapımı çaldı ve elimde ona verebileceğim bir muşamba olup olmadığını sordu. Olmadığını söyleyip içeri girdim. Fakat bu minik evin yanından geçerken kafama dank etti. Dışarıya koşup ona yarın gelip benden kendisi için minik bir ev alabileceğini söyledim. Ertesi gün Charlene ve kocası Oscar geldi, onlara bir grup anahtar ve bir şişe şampanya verip evi teslim ettikten sonra, onu sürükleyerek taşıyışlarını izledim. O kadar iyi hissetmiştim ki hemen ertesi gün yeni bir tane yapmaya başladım."
Ne güzel bir hikaye! İşin güzel tarafı, isteyen herkes projeye, ister maddi destek isterseniz fiziksel yardımda bulunabiliyor ve projenin bir parçası olabiliyor. Bu konuda ve proje hakkında daha detaylı bilgi için www.homelesshomesproject.org ziyaret edilebilir. 
Hepimize ilham dolu günler!

8 Ağustos 2011 Pazartesi

Kadınlar için Kerpiç / Adobe for Women



Adobe for Women, Meksika’nın Oaxaca eyaletinde yürütülen ve yaşamlarını zor şartlar altında yürütmeye çalışan kadınlar için yola çıkılmış bir proje. Başlangıçta zor durumda olan yirmi kadına ev edindirmeyi amaçlayan projeyi, iki genç mimarlık firması yürütüyor. Tamamen kerpiçten, enerji tasarruflu ve sürdürülebilir olarak tasarlanan bu evlerin her aşaması, mimarlık firmalarının desteğiyle birlikte tamamen kadınların ve yakınlarının el emekleriyle ilerliyor. 
Proje, kadınlara ev edindirmenin yanında, tüm bu inşa sürecinde kendi hayatlarına sahip çıkabileceklerini ve ellerindeki gücü görmelerini sağlamayı amaçlıyor. Projenin ilhamını ise bundan yirmi yıl önce Meksikalı mimar Juan Jose Santibanez’in, yirmi kadını ev sahibi yaptığı eski bir projeden almışlar. Bugünkü projede işler yolunda giderse sayının artırılması amaçlanıyor. Evlerin inşasına başlamadan önce ilk aşama elbette kerpiçlerin yapılması. 

2011’in mart ayında ilk ev için işe koyulmuşlar. Çevre topraklardan elde ettikleri 40 bin kerpiç tuğla ise ilk üretimleri olmuş. Zaten evlerin inşasında daha çok çevrelerinde bulunan ve inşaat için elverişli malzemeleri kullanmayı amaçlıyorlar, en çok yararlandıkları da toprak ve bambu ağaçları. 
Enerji tasarruflu olarak tasarlanan bu doğayla uyumlu evlerin maliyeti de oldukça düşük. Her bir ev yalnızca 3830, 84 Euro –ki sitelerinde bu rakamla ilgili verdikleri çarpıcı örnekler var. Örneğin bu maliyetle Paris ya da Amsterdam gibi bir kentte yalnızca yarım metrekare, Baltık kentlerinde ise bir metrekare bir alan inşa edilebiliyormuş yalnızca.-  
Projenin bugün geldiği noktada sekiz evin inşası halihazırda sürüyor. Fakat henüz hiçbiri bitmiş değil.  Bütün bu gelişmeler, pek çok gönüllünün projeye katılımıyla sağlanmış. Hem maddi anlamda hem de inşaat aşamasında fizik güç olarak pek çok yardım almayı başarmışlar.
Oaxaca’nın San juan Mixtepec isimli yerleşim yerinde son yıllarda artan, erkek nüfusun ailelerine destek ya da daha iyi yaşam şartları için göçü; çoğunun geri dönmemesiyle ve bu yüzden kadınların çocuklarıyla başbaşa kalıp, yaşamlarına zor şartlar altında devam etmek zorunda kalmasıyla sonuçlanmış. Bu projeye dahil olabilen kadınlarsa, kendi yaşamlarını değiştirme gücünü, projenin ve gönüllülerin desteğiyle bulabiliyorlar.


Evlerin basit, dikdörtgen bir planı var ve başlıca iki bölümden oluşuyor: kişisel alan ve genel alan. Her biri kesişen kemerlerle birbirinden ayrılıyor ve bu açık bağlantı sayesinde ev sahibine kullanabileceği daha fazla alan kalıyor. Veranda ise evin mutfağa bağlı bir uzantısı gibi tasarlanmış. Tamamen bambu ve ahşap kullanılarak yapılması öngörülüyor.

Evlerde güneş enerjisinin tüm avantajlarından faydalanılması amaçlanıyor, küçük solar panellerle güneş enerjisinin elektrik için de kullanılması planlar arasında. Bu şekilde bir kullanımla, 4 ampul, bir televizyon ve bir radyo çalıştırılabilmesi mümkün oluyormuş.
Aynı şekilde çatıdan gelen yağmur suları biriktirilip çakıl taşları-bitkiler ve kömürle arındırılıyor. Elde edilen gri su mutfak, banyo ve bahçede kullanılabiliyor. Tuvaletler ise kompost tuvalet olarak tasarlanıyor. Mutfaklar ise geleneksellikten yana. Normal ocaklara göre çok daha az odun yakmaya neden olacak, çamur ve kumla yapılmış, kendi bacası olan geleneksel bir ocak (Estufa lorena) kullanılması öngörülüyor.
Proje evlerinin yapımları sürüyor, umarım sürmeye d edevam edecek. Fakat bunun için -evler her ne kadar ekonomik de olsa- maddi desteğe ihtiyaçları var ve ilerlemelerini biraz da işin bu yanı belirleyecek. Dileğim, bir an önce ilk yirmi konutun bitirilmesinin ardından, belki de bu projenin gelenekselleşip, gün geçtikçe daha fazla kadına yardımcı olması. Aşağıda ev yapılacak kadınlardan birinin, Lucila Ramirez Chaves'in mektubu var. Durumun bu kadar açık ve net ifade edildiği çok az görülebilir belki de:



“32 yaşındayım ve kasabanın merkezinde yaşıyorum. Kocam öldü, ben ise dört çocuğumla yaşıyorum ve tarlalarda çalışıyorum. Bir evim yok, kayınvalidemin evinde kalıyoruz. Zaman zaman beni incitiyor, kızlarımı tembel oldukları için azarlıyor. Projenizi duydum ve sizden yardım istiyorum. Erkek kardeşim bana bir parça arazi verdi, ölçüleri 10x15.”